Tanrı’nın Dünya Dinleri İçin Yeni Mesajı

İngilizce konuşulan orjininal vahyi dinleyin:


God's New Message for the World's Religions

İndirin (indirmek için sağa tıklayın)

Tanrı’nın Elçisine vahiy edildiği üzere
Marshall Vian Summers
23 Ocak 2015
Kudüs, İsrail

Bu kayıt hakkında


Bu ses kaydında duyduğunuz Melekler Meclisinin Marshall Vian Summers vasıtasıyla konuşmasıdır.

Burada, kelimelerin ötesinde var olan, Tanrı’nın orjinal iletişimi, dünyayı gözeten Melekler Meclisi tarafından insan diline ve anlayışına çevrilmiştir. Melekler Meclisi daha sonra Tanrı’nın mesajını Elçi aracılığıyla iletir.

Bu harikulade süreçte Vahyin Sesi tekrar konuşuyor. Kelime ve Ses dünyada. Tarihte ilk kez sizin ve dünyanın tecrübe edebilmesi için sözlü vahyin özgün kayıtları mevcut.

Vahiy armağanını alanlardan olasınız ve O’nun benzersiz Mesajı’nı kendinize ve hayatınıza kabul edecek kadar açık olasınız.



Okuyucuya not:
Bu çeviri, orijinal İngilizce metni çevirmek için gönüllü olan Yeni Mesaj öğrencileri tarafından Derneğe sağlanmıştır. Bu çeviriyi, insanların bu yeni formda kendi dillerinde bir araya getirme şansı bulabilmeleri için bu ilk haliyle dünyaya sunuyoruz.

Bugün Tanrı’nın Yeni Vahiyinden ve dünyanın dinlerinden bahsedeceğiz.

İlk olarak, Tanrı’nın dünyanın tüm büyük dinlerini başlattığını ve her durumda bu gelenekleri başlangıçta başlatmak için Melek Meclisi’nden bir Elçi gönderdiğini anlamalısınız.

Tüm büyük Elçiler Meclis’ten gelmişlerdir, bu yüzden onlar aslen birleşmişlerdir. Hepsi Kaynak, Kaynağınız ve tüm dünya dinlerinin Kaynağı tarafından gönderilmiştir.

Ancak Ayrılık’ta yaşayan insanlar, dinleri birbirlerinden ve hatta içsel olarak ayırdılar – birleştirilmesi gereken her şeyi ayırarak, Elçilerin anlamını ve değerini ve gerçekte sunduklarını yanlış anladılar.

Fakat bu sınırlama Tanrı tarafından anlaşılır, çünkü şu an dünyada yaşadığınız için Tanrı’nın Büyük Planını anlayamazsınız. Ayrılık içinde yaşamak, işlerin büyük panoramasını henüz göremezsiniz. Çünkü her dinin, insanlığı geçmişten farklı olacak bir geleceğe hazırlayarak insanlığın gelişimi ve evriminde bir yapı taşı olması gerekiyordu.

Büyük Vahiyler, insanlık tarihinde önemli zamanlarda, sadece değişim ve meydan okuma zamanlarında değil, bu Vahiylerin yayılabileceği büyük fırsat zamanlarında verildi. Bu amaç için Mesajın bir kabile veya bir grup ya da bir ulusun ötesine geçebileceği yerlere, ve herkesin o zaman görebileceğinin ötesinde fırsat zamanlarında yerleştirildiler.

Burada dünya dinlerinin hepsinin bir Büyük Plan’ın parçası olduğunu anlamalısınız. Ve birbirlerinden belirli şekillerde farklı olsalar da, ayrımları, insan ailesinin büyüyen bilgeliğine ve şefkatine ve ahlakına benzersiz katkılarını temsil eder.

Çünkü Tanrı herkesin bir öğretiyi, bir öğretmeni, hatta bir yorumu takip edemeyeceğini bilir. Ayrılık içinde yaşadığınız için, henüz bunu yapacak beceri ve gelişmeye sahip değilsiniz. Ve eğer bir yorum insanların üzerine zorla uygulanırsa, bu bir baskı biçimi haline gelir ve bu şekilde ters etki yaratır.

Bugün size burada söylediğimiz, dinin bu dünyada nasıl görüldüğünden ve kullanıldığından ve aslında evrende nasıl kabul edildiğinden ve kullanıldığından çok farklıdır. Çünkü fiziksel gerçeklikte yaşayan herkes Ayrılık’ta yaşıyor – Kaynaklarından ve herkesin geldiği ve sonunda geri döneceği zamansız gerçeklikten ayrılmış halde. Bu, insan kavrayışının ötesinde ve kesinlikle herhangi bir dini anlayış olasılığının ötesindedir.

Artık dünya dinlerinin birliği, Kaynak ve niyetlerinin birliği konusundaki bu daha büyük anlayış hayati önem taşımaktadır, çünkü artık gerileyen bir dünyayla, çevresel bozulma dünyasıyla, büyüyen ekonomik ve sosyal bozulma ile – insan ailesinin daha önce hiç karşılaşmadığı bir gerçekle; insanlığın dünyayı kötüye kullanması ve havanın, suyun ve toprakların kirlenmesi ile yaratılan bir gerçeklikle, şimdi insan medeniyetini baltalama ve burada daha önce hiç görülmemiş farklı bir insanlık trajedisi yaratma gücüne sahip olan bu gerçeklik ile yüzleşmek için herkes insan işbirliğinin inşasında rol almalı. Bu tüm savaşlarınızın toplamından daha büyük.

Çünkü Büyük Değişim Dalgaları geliyor ve çoktan başladılar. Dünya daha sıcak olacak. Ekinler başarısız olacak. Su kuruyacak veya bazı yerlerde sular altında kalacaktır. Dünya ekonomisi bundan etkilenecek. Ve insanların geçim kaynakları bununla sarsılacak.

Bu yüzden Tanrı tekrar konuştu. Bu yüzden Tanrı, dünya dinlerinin durumuna hitap etmelidir, çünkü onlar birbirleriyle çekişmektedirler ve hatta içsel olarak bölünmüşlerdir. Ve din şiddeti artık dünyada büyüyor ve değişimin Büyük Dalgaları gittikçe daha fazla insanı etkilediğinden, onları güvenliklerinden mahrum edeceği için, burada yaşamak için temellerinden mahrum edeceği için daha da büyüyecek.

Dünyanın dinlerinin hepsi insan uygarlığının yapı taşları olarak verilmiştir. Hiç bir blok diğerine benzemez. Her blok benzersizdir ve insanlığın anlayışı ve perspektifine özgü bir şey getirir. Ancak bunu görmek için, kendinizi ve fikirlerinizi doğrulamak için her şeyi benzersiz ve ayrı hale getirmeye çalıştığınız Ayrılma arzunuzun ötesini görmelisiniz.

Size burada Cennetin İradesini ve Cennetin dünyanın dinlerine Yaradan’ın merkezi ekseni etrafındaki bir tekerleğin jant teli gibi nasıl baktığını sunuyoruz. Hepsi aynı denize doğru hareket eden nehirlerdir. Özelliklerinde, manzaralarında ayrı ve benzersiz görünüyorlar, ancak hepsi aynı sonuca yol açıyor.

Bunu görmek için, dini inançlarınızı değiştirmek ve anlayışınızı ayarlamak zorunda kalacaksınız, çünkü herkes için tek bir din yoktur, çünkü asla olamaz. İnsanların kafası karışmış olsa bile Tanrı bunu bilir.

Son Vahiy yoktur, çünkü Tanrı’nın, insanlık daha önce hiç karşılaşmadığı eşikler ile karşı karşıya olduğu için, uzay eşiğinde durduğu için, dünyadaki insan otoritesini ve egemenliğini zayıflatmak için burada bulunan diğer varlıklarla karşılaştığı için dünyaya söyleyecek daha çok şeyi var. 

İnsan uygarlığı tarihinde daha önce hiç görülmemiş bir durumda yaşıyorsunuz. Yeni bir kavşaktasınız. Ve dünyanın dinleri sizi buna hazırlayamaz. Antik çağlarda bu amaçla verilmemişlerdi.

İnsanlığın hayatta kalması ve refahı için insan işbirliği ve birliğinin gerekli olacağı insanlığın yeni geleceği için hazırlanabilmesi ve yeni dünya ortamında yaşayabilmesi için, yeni bir yapı taşı verilmelidir.

Bu nedenle Tanrı’nın Yeni Vahiyi, büyük bir düzeltme ve açıklık getirmeli ve dünya dinlerini birbirinden ayıran ve birbirleriyle tartışmaya yerleştiren temel fikir ve inançların çoğuna meydan okuyacaktır. Çünkü onların temel birliği, Kaynaklarından ve Kaynaklarının insanlık için kritik dönüm noktalarında onları verme niyetlerinden kaynaklanmaktadır.

Hepsi orada, insanlığa benzersiz hizmetlerini veriyorlar. Ve insanlar bunlardan birine katılmaya çağrılır. Çünkü bu konuda, sadece kendi yolunuzu oluşturamazsınız, çünkü büyük yollar verilmiştir.

Fakat insanların adapte etmesi ve yozlaştırmasına bağlı olarak yanlış kullanıldıkları ve yanlış anlaşıldıkları için, Yaradan’ın İradesine karşı olarak dünya dinlerinin savaş pankartları olarak nasıl kullanıldığını, insanları acımasızca, cahilce, aptalca bastırmak için kullanıldığını görerek birçok insan dehşet ve şaşkınlık ve hayal kırıklığı içinde onlara sırtını döndüler.

Birçok insan, onlara hizmet etmek için gelen geleneklerden uzaklaştı. Ve şimdi insanlar, bundan ödünç alarak veya ondan ödünç alarak kendi yollarını oluşturabileceklerini düşünerek kayboluyorlar. Fakat geri dönüş yolunu yalnızca Tanrı bilir. İnsan tercihlerine ve insan öğütlerine dayanarak kendi yolunuzu yaratamazsınız.

İnsanlar büyük geleneklerden birine atandılar, ancak şimdi ondan yabancılaştılar, tüm iknaları, inkarları, sertlikleri, zulümleri ile dünyaya yayıldı.

Bu nedenle, dünyanın dinlerine büyük bir açıklık getirilmeli yoksa her biri münhasır olduğunu ve diğerlerinin üzerinde egemenlik iddia eden veya Tanrı’nın tercihine sahip olduğunu iddia eden, hükümetler tarafından kendi amaçları için adapte edilmiş ve hırslı insanlarla dolu olan dinler insanlığı bölmeye devam edecekler.

Öyleyse, dinin asla bir savaş bayrağı veya zulüm, işkence, ceza veya ölüm için bir gerekçe olarak kullanılamayacağı anlaşılmalıdır. Bu, insanlığın büyük dinleri kötüye kullanmasını ve insan birliğini, insani değerleri ve insan ahlakını inşa etme amaçlarının yanlış anlaşılmasını temsil eder.

Savaş ve ceza başka nedenlerle yapılır. Tanrı’nın bu tür şeyleri haklı çıkardığını veya yönlendirdiğini asla iddia etmeyin, çünkü bu büyük bir yanlış anlamadır. Tanrı adına başkalarına zarar vermek Tanrı’ya, Tanrı’nın İrade ve Amacına, Tanrı’nın büyük geleneklerin kurulmasına yönelik niyetine karşı bir suçtur ve.

Burada bugün söylediğimiz şeyden, bunun insanların dinleri hakkında söylediklerinden, inandıklarına veya inanmaları için öğretildiklerinden çok farklı olduğunu görebilirsiniz. Çünkü onlar bir şekilde ve hepsi belli şekillerde bozuldu.

Bir Hristiyan’ın bir Müslüman’a yardım etmemesi ya da bir Müslüman’ın bir Yahudi’ye yardım etmemesi ya da bir Yahudi’nin Hindu’ya yardım etmemesi temel sorunu temsil eder. Şimdi din sorunun bir parçasıdır ve her zaman amaçlandığı gibi çözümün bir parçası değildir.

Temel olarak, tüm dinler sizi Tanrı’nın size rehberlik etmesi için içinize yerleştirdiği İlime getirmek ve bu rehberliği doğru şekilde takip edebilseydiniz yaşamınızda ve koşullarınızda adım adım gerçekleştirilecek bir kurtuluş sürecine başlamak için buradadır. 

Bu büyük şefkat ve affetme gerektirecek. Hayatınızı ve diğerlerini farklı bir şekilde görmenizi ve nefret ve ayrımcılığın ayartmalarının avına düşmemenizi gerektirecektir.

Cennetin İradesi ile insanların anlayışı arasında her zaman bir ayrım vardır. Fakat bu boşluğu kendi içinizde köprülemek için, bahsettiğimiz bu İlime Giden Adımları atmalısınız. Çünkü bu, Tanrı’yı ​​asla terk etmemiş ve özellikle sizin için Tanrı’nın İradesini alabilen kısmınızı temsil eder.

Bu bağlamda, başkalarıyla çekişmeyeceksiniz çünkü içinizdeki İlim başkalarındaki İlim ile çekişmiyor.

O akılın inançlarıdır. O akılın sosyal ve dini koşullandırılmasıdır. Sizi o kadar çok acı ve değersizlik hissinden kurtaracak olan bu daha büyük farkındalığın önünde duran şey tercihleriniz, öfkeniz ve affetmemeyişinizdir.

Tanrı sizi dünyaya gelen değişimin Büyük Dalgalarına hazırlamak için tekrar konuşmalıdır. Tanrı, özgürlüğün çok nadir olduğu insan olmayan bir evrenle, akıllı yaşamla dolu bir evrenle karşılaşmanıza hazırlanmak için tekrar konuşmalıdır.

Ve Tanrı, dünyanın dinlerine düzeltme ve açıklama getirmek için tekrar konuşmalıdır, böylece onlar bu dünyanın kabileleri ve ulusları arasında daha fazla işbirliği ve birlik, affetme ve şefkat yaratmak olan gerçek amaç ve kaderlerini burada yerine getirme şansına sahip olabilsinler.

Hepsi bu kapasitede benzersiz yollarla hizmet etmek ve birbirlerini dengelemek ve insanlığı Tanrı ile birincil ilişkilerine geri götürmek için benzersiz perspektifler ve anlayış sağlamak içindir.

Burada Elçilerin tanrı olmadığını anlamalısınız. Hepsi Melek Meclisi’nden geliyor. Yarı kutsal, yarı insan, bu açıdan dünyadaki herhangi bir kişiden daha yücedirler. Ama onlara ibadet edemezsin. Onlara iyilik ve muafıyet için başvuramazsınız. Bunu doğrudan Tanrı’ya başvurmalısınız.

Bugün burada size söylediğimiz her şey çok fazla değerlendirme gerektiriyor. Ve birçok insan inançlarını, fikirlerini ve yatırımlarını dini perspektiflerinı veya toplumdaki sosyal veya dini konumlarını savunmak için bunları reddedecektir. Onlar ilan ettikleri Tanrı’yı körü körüne takip edeceklerdir.

Tanrı’nın Yeni Vahiyini alamıyorsanız, bu Tanrı ile ilişkiniz için ne anlama geliyor? Bu, insanlığın Tanrı hakkındaki anlayışıyla bir ilişkiniz olduğu anlamına gelir, ancak Tanrı ile olan ilişkiniz bu şeyleri geçersiz kılacak kadar güçlü değildir.

Vahiy zamanında büyük bir meydan okumadır. Bu ne zaman, belki de bin yılda bir kez gerçekleştiğinde, alıcı için her zaman büyük bir zorluktur.

Tekrar dinleyebilirler mi? Cevap verebilirler mi? İnançlarının ve onları sınırlayan şeylerin ötesine geçebilirler mi? İnsan ideolojisinin ötesinde gerçeği bilecek kalpleri ve istekleri var mı?

Çünkü dünyadaki hiçbir dini anlayış, etrafınızdaki evren şöyle dursun, ki o kadar büyük ve geniş bir evren ki aklınız onu kavramak için çok küçüktür, Tanrı’nın bu dünyadaki Amacını ve Planını bile kapsayamaz.

 

Size bunları söylüyoruz, böylece dünya dinlerinin gerçek amacı ve başlayışını yeniden canlandırılabilir ve yeniden keşfedilebilir. Fakat bunun için, Tanrı’nın sizin içinizde yerleştirdiği İlimi takip etmelisiniz, çünkü zihniniz çok koşullu, değişimden çok korkuyor, koşullandırmanızla çok sınırlı ve birçok insan yoksulluk ve politik ve dünyada dini baskı altında eziliyor.

Tanrı’nın başlangıçta sizin içinizde yerleştirdiğine dair daha derin vicdanınıza başvurmalısınız. Bu sizi büyük bir aziz veya avatar veya harika bir elçi yapmak için değil, dünyaya benzersiz katkınızı ve hizmetinizi keşfetmenizi sağlamak içindir. Mütevazı olacak. Özel olacak. Belirli insanlar, belirli yerler ve belirli durumlar içindir. Şu anda bunu anlayamazsınız. Sadece İlimin sizi yönlendireceği yolu izleyebilir ve bunu yapma inancına sahip olabilir ve buna kendinizin içindekine ve başkaların içindekine güvenme özsaygısına sahip olabilirsiniz.

İnsanlığın Değişimin Büyük Dalgalarında hayatta kalabilmesi için, insan medeniyetinin bozulmadan kalması ve Büyük Değişim Dalgaları ile karşı karşıya gelip büyümesi, insan özgürlüğünün ve egemenliğinin çevrenizdeki evrenden gelen müdahale karşısında inşa edilmesi ve güçlendirilmesi için insan işbirliği ve insanlığın dini geleneklerinin işbirliği, sizin ve anlayışınız ile kalbiniz ve zihninizle başlayarak yeniden kurulmalı ve yenilenmelidir.

Burada başkalarına bakmayın, çünkü önce kendinizi bununla uyumlu hale getirmelisiniz. Ne kadar cahil göründüklerine bakılmaksızın ulusları ve liderleri suçlamayın ve kınamayın, çünkü kendi evinizi düzene sokmalısınız – zihninizi, duygularınızı, inançlarınızı, kindarlığınızı. Tanrı’nın Yeni Vahiyinin şifasının, sizi ezen ve sizin zihninizi küçük tutan, onu karanlıkta ve karışıklıkta tutan şeylerden kurtarmasına izin verin.

Vahiyin bireye odaklanmasının nedeni budur. Gelecekte olacak her şey, bireylerin kararlarına ve bu kararları neyin bilgilendirdiğine dayanacaktır. Bu içlerindeki İlimin gücü ve varlığı mı olacak? Yoksa bu dünyadaki ikna kuvvetleri ve korku, öfke ve nefretin karanlığı mı olacak?

Hizmet ve bağış gelecekte çok önemli olacak. İhtiyaç çok büyük olacak. Dünyanın bazı bölgelerinin tamamını insanlar terketmek zorunda kalacak. Onları kim alacak? Onları kim kabul edecek? Artık kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacaklar, çünkü toprakları kısır olacak. Ve denizler, gelecekte limanlarını ve şehirlerini yutmak için yükselecek. Daha önce hiç görülmemiş bir ölçekte insan muhtaçlığı ve felaketi olacak.

Bunun Tanrı’nın İradesi olduğunu düşünmeyin. Bu şimdi cehennem ortamına dönüştürülen bu cennette insanlığın nasıl yaşadığının sonucudur. Adım adım, gün geçtikçe, insanlık, geleceği düşünmeden, açgözlülükle, karadaki çekirge gibi, havayı, suyu ve toprakları kirleterek mümkün olduğunca hızlı bir şekilde geleceği düşünmeden dünyayı yiyor.

Bu cehalettir. Bu aptallıktır. Burada ne dediğimizi anlayabilirsiniz. Sadece şimdilik yaşayamazsın. Her şeyde geleceğe hazırlanmalısın. Burada ne dediğimizi anlayabilirsiniz.

Cennetin İradesi, dünyanın dinlerinin, yalnızca felsefelerine veya ideolojilerine göre değil, insanların ihtiyaçlarına göre insanlığın restorasyonuna katılmasıdır. Herkesin üzerinde yaşadığın gemiyi kurtarmak için içeri girmesi gerekiyor, çünkü o gemi şimdi su alıyor ve bir tarafa doğru yatıyor.

Bu, tüm dünya dinlerinin amacıdır – insanları beslemek, insanlara bakmak, insanları affetmek, insanları birleştirmek. Doğru anlaşılırsa, dünya dinleri arasında şiddet veya çekişme olamaz. Bu eylemler Tanrı’ya ve Tanrı’nın İradesine ve Dünya’ya, siz ve tüm halklara yönelik niyetlerine karşı suçtur.

İnsanlık, kendisini yarattığı Değişimin Büyük Dalgalarından korumak ve dünyanın ötesinden gelen akıllı yaşamla etkileşime, tehlikeli katılımına hazırlanmak için bir araya gelmelidir.

Çok derin araştırma yapmadığınız sürece bu vurguyu dünya dinlerinde bulamazsınız. Sadece bir an için yaşıyorsanız veya gözlerinizi geçmişe takıldıysa, bunu göremezsiniz. Çünkü din bugün ve yarın hayati olmalı ve Tanrı’nın tüm dünya dinlerini yarattığını ve hepsinin insan tarafından değiştirildiğini anlayarak insanlığın refahına hazırlanmalıdır.

Şimdi onlar Kaynaklarına ve onları yaratan ilk niyete ve onları sadece taraftarlarının değil tüm halklarının, dünya halkının refahına hizmet etmesini gerektiren niyete geri döndürmelidirler. Bunda insan ailesinin gerçek hizmetkarları olurlar. Bunda, başlangıçtaki amaçlarına – verildikleri amaca – geri dönerler.

Bunu yapabilmek için sadece Tanrı’nın dünya için verdiği Yeni Vahiyin Cennetin Gücüne sahiptir. İnsanların kendilerini ilişkilendirdikleri ve nasıl düşündükleri ve davrandıkları göz önüne alındığında, böyle bir şeyin mümkün olmadığını düşünebilirsiniz. Fakat burada, eğer yeterli insan tarafından kabul edilebilirse, insan kaderinin gidişatını değiştirebilecek olan Cennetin İradesinden bahsediyoruz.

Birçoğu buna karşı savaşacak elbette, çünkü bu her zaman Vahiy zamanlarında olur. Her şey, şimdi Cennetin İradesini kimin alabileceğine, yeni bir dünyanın eşiğinde duran, insanlığın birleşmeyi ve azmetmeyi ya da sonsuz kaos ve kendini imha etmeyi seçeceği eşikte duranlara bağlıdır.

Kalbinle dinleyesiniz. Vahiy için zihninizi açarsınız. Bu amaçla buraya, bu zamanlarda yaşamak, bu şartlar altında dünyaya hizmet etmek ve kendinizi ve diğerlerini yaklaşmakta olan büyük değişime hazırlamak için buraya gönderildiğinizi kabul edesiniz.

Bu Cennetin İradesidir ve kendi içinizde, zihninizin yüzeyinin derinliklerinde, bunun doğru olduğunu bileceksiniz.