Elçinin Görevi

İngilizce konuşulan orjininal vahyi dinleyin:

İndirin (indirmek için sağa tıklayın)

Marshall Vian Summers’a
10 Nisan 2012’de
Boulder, Colorado’da
Vahiy edildiği şekilde

Bu kayıt hakkında


Bu ses kaydında duyduğunuz Melekler Meclisinin Marshall Vian Summers vasıtasıyla konuşmasıdır.

Burada, kelimelerin ötesinde var olan, Tanrı’nın orjinal iletişimi, dünyayı gözeten Melekler Meclisi tarafından insan diline ve anlayışına çevrilmiştir. Melekler Meclisi daha sonra Tanrı’nın mesajını Elçi aracılığıyla iletir.

Bu harikulade süreçte Vahyin Sesi tekrar konuşuyor. Kelime ve Ses dünyada. Tarihte ilk kez sizin ve dünyanın tecrübe edebilmesi için sözlü vahyin özgün kayıtları mevcut.

Vahiy armağanını alanlardan olasınız ve O’nun benzersiz Mesajı’nı kendinize ve hayatınıza kabul edecek kadar açık olasınız.




Okuyucuya not:
Bu çeviri, orijinal İngilizce metni çevirmek için gönüllü olan Yeni Mesaj öğrencileri tarafından Derneğe sağlanmıştır. Bu çeviriyi, insanların bu yeni formda kendi dillerinde bir araya getirme şansı bulabilmeleri için bu ilk haliyle dünyaya sunuyoruz.

Tanrı dünyaya yeni bir Vahiy gönderdi, bin yılı aşkın süredir gönderilenlerin hiçbirine benzemeyen.

Dünyaya bir elçi gönderildi; bir şekilde sıradan bir hayat süren, alçakgönüllü bir insan olan ve bu göreve çok uzun süredir hazırlanan bir elçi.

Başkaları da Tanrı’nın elçisi olmak için bu unvanı almaya çalışabilir ama gerçekte dünyaya sadece bir tane gönderildi. Cennet elbette bunu biliyor, insanlar başka iddia ve ifadeler öne sürecek olsalar da.

İnsanlar elçiden korkuyor. Bunun kendileri için ne anlama gelebileceğinden, fikirlerini nasıl değiştirebileceğinden, onları daha büyük bir hizmet veya birliğe nasıl çağırabileceğinden korkuyor.

Birçok insan Tanrı’nın Yeni Vahyini sadece bu temele dayalı olarak reddedecektir çünkü dünyada insan tarihi ve kaderinin akışını değiştirebilecek, hüküm sürmekte olan, kurumsallaşmış ve son derece yerleşik fikir ve inançları zorlayacak bir Yeni Vahiy olmasından korkuyorlar.

Ama tüm yaşamın Yaratıcısı bunlara bağımlı değil ve temel Mesajı ve Vahyi sadece insanlığın refahı, geleceği ve kaderi için veriyor, hem bu dünyada hem de evrendeki yaşamın Daha Büyük Toplumu içinde.

Tanrı’nın Yeni Vahyi dünyaya daha önce getirilmiş olan her şeyden daha geniş ve kapsamlıdır. İnsan ailesinin okuryazar durumda olduğu ve dünya medeniyetine ve ekonomisine uluslararası iletişimle katıldığı bir zamanda veriliyor. Doğası gereği oldukça bölgesel, sadece çok geniş bir zaman diliminde büyük uyuşmazlıklar, çatışmalar ve şiddetle yayılabilen bundan önceki Vahiylerden çok farklı bir ortam söz konusu.

İnsanlık akıllı yaşamla dolu bir evrenin eşiğinde duruyor; mücadele etmeyi öğrenmesi gereken, insan olmayan bir evrenin.

Ve insanlık binlerce yıldır benzeri görülmemiş bir azalmakta olan kaynaklar ve çevresel dengesizlik dünyasında yaşıyor. Tarihiniz bile bunun ne anlama geldiğini açıklayamaz, yeryüzünün kendi tarihi dışında.

Vahiy kendi yorumuyla birlikte geliyor. Bundan önce olduğu gibi insanın yorumlamasına bırakılmış gizemli bir öğretiden ibaret değil.

Bu vahiy bütün ve anlaşılır, bireyin hayatının ve insanlık hayatının neredeyse her yönüne dokunuyor, şimdi ve gelecekte.

Ama yine de tarihteki tüm Vahiyler gibi insanlığın bugünkü kaygılarından daha büyük şeylerden söz ediyor. İnsanlığın düşmekte olan bir dünyada birlik olmayı seçip seçmemesi, kalan kaynaklara sahip olmak için savaşıp, mücadele edip etmemesi onun söyledikleriyle belirlenecek.

İnsanlığın şu anda insanın zayıflığından, çatışma ve beklentilerinden faydalanmak üzere gelmiş ırkların dünyaya müdahalesi yüzünden çoktan gerçekleşmeye başlamış olan Daha Büyük Toplumla ilişkisine hazırlanıp hazırlanmayacağını o belirleyecek.

Bu kadar yüce bir Mesaj elçi ve ona bu bildirisinde yardımcı olmaya çağrılmış birkaç birey açısından muazzam bir hazırlık gerektiriyor.

O burada her soruya yanıt vermek veya her ihtiyaca bir çözüm bulmak için bulunmuyor. Mesajı bireyin içindeki ruhun ihtiyaçlarına sesleniyor; hayatın Kaynağıyla yeniden birleşme ve her insana Tanrı tarafından içlerinde bulunan, Bilme adını verdiğimiz daha derin akıl aracılığıyla vermiş olduğu gücü kazanma ihtiyacına.

Elçi burada tartışmak, çekişmek veya dünya meseleleriyle, farklı grupların, ulusların veya kabilelerin hırslarıyla anlaşmazlığa düşmek için bulunmuyor. O, Vahiy Mesajını ve kurtuluşu tüm dünyanın insanlarına getirmek için burada; bireysel kültürleri ve dini bağlılıklarından veya bunların olup olmamasından bağımsız.

Bu ulusları, kültürleri ve dinsel ideolojiyi aşıyor. Bunlara ilişkin ihtilafları aşıyor çünkü o Tanrı’dan gelen bir mesaj, kurtuluş için, tüm dünyayı geçmişten çok farklı olacak bir gerçeklik ve geleceğe hazırlamak için.

Böyle bir şeyi sadece Tanrı verebilir. Şu anda dinler bölünmüş durumda, kendi içlerinde bile. Çatışma halindeler ve yükselmekte olan, hazırlıksız olması durumunda insanlığı gelecekte ele geçirecek büyük küresel sorunlara yeterli bir şekilde yanıt verecek durumda değiller.

En iyi dine veya en müthiş kurucuya kimin sahip olduğu üzerine tartışmak artık insanlığa sadece zarar verebilir. Bu, bölücü ve dışlayıcıdır. İkilemi ve insan ailesindeki parçalanmayı artırır.

Tanrı işin doğrusunu bilir. Ve Vahyi getirmek üzere seçilmiş olan kişi sınavları geçti. Uzun hazırlıkta, kendisinden ve ailesinden beklenenler konusunda başarısız olmadı.

İnsanlar buna direnç gösterecek, bundan hoşlanmayacak ve her konuda elçiyi suçlayacak. Ama o elçi. Onun değerini ve rolünü görememek algılayanın hatası, Tanrı’nın şimdi dünyaya göndermekte olduğu yüce Lütfu fark edememe ve alamama hatası.

Elçi gururlu değil. Ve Tanrı’nın Vahyi seçkin bir grup veya kültürel olarak imtiyazlılar, zenginler ve şımartılmışlar için değil. O toplumun her mevki ve seviyesindeki insan için; en ilkel, en gelişmiş, en yalnız ve en küresel toplum için bile.

Sadece Yaratıcının bilgeliği bu şekilde konuşabilir, Melekler Meclisi aracılığıyla, şu anda duymakta olduğunuz Vahyin Sesi aracılığıyla.

Elçi’nin görevi Vahyi dünyaya getirmek, ona ilk yanıt verecekleri bulmak, onlara Vahiyle ilişki kurma ve kendi daha derin doğaları ve hayattaki tutkularıyla uzlaşma fırsatı vermektir.

Bu yüzden büyük bir öğreti veriliyor, kişisel vahyin yolunu onu alabilecek, ona uyum sağlayabilecek ve hayatlarına başarılı bir şekilde uygulayabilecek olanlara açmak için.

İnsanların şu anda göstermekte olduklarından daha büyük bir dürüstlük, kişinin sadece dünyaya ilişkin fikir ve inançlarını yansıtma değil, hayatındaki daha derin akışları fark etme ve bir alçakgönüllülük, kararlılık içinde onu takip etmeyi seçme dürüstlüğü dışında bir şey talep etmiyor. Çünkü bu, Tanrı’nın Vahyinin ilk defa bütünüyle ortaya çıkardığı, bireyin içindeki Bilmenin gücü ve varlığıdır.

Burada tapılacak kahramanlar yok. Burada Kıyamet Günü yok. Burada herkesin zaten başarısız olacağı bir son sınav yok.

Çünkü Tanrı işin doğrusunu bilir. Tanrı İlim olmadan insanların bocalayıp başarısız olacaklarını, aptalca hatalar yapacaklarını ve hayatlarını tehlikeli ve bastırıcı güçlere teslim edeceklerini, onların boyunduruğu altına gireceklerini bilir. Çünkü bireyin içinde ona kılavuzluk edecek İlim’in Gücü olmadan zayıflıklarını, kafa karışıklıklarını ve hayatlarının başkalarının hâkimiyetinde olduğu gerçeğini göstermekten başka ne yapabilirler?

Görüyorsunuz ya, dünyanızın Tanrı’sı tüm Büyük Camia’nın, tüm evrenin, tek bir galakside ve daha birçok galakside ve başka boyutlarda milyarlarca, milyarlarca ve daha fazla ırkın ve bunun ötesinde değişmeyen Yaratılışın Tanrı’sıdır. Siz öyle bir yücelik ve büyüklüğe sahip bir Tanrı’yla karşı karşıyasınız ki fikirleriniz ve inançlarınız böyle bir görkemin yanında sönük kalır.

İlim’i içinize Tanrı koydu, size kılavuzluk etsin, sizi kutsasın, daha büyük bir yaşama hazırlasın, sizi sefaletinizden ve acınası kaygılarınızdan ve kendinize acıma durumundan çıkarsın; şerefi, öz saygıyı, zarafeti, merhameti ve alçak gönüllülüğü size geri versin diye.

Elçinin görevi size bunları öğretmek, bunları sunmak, göremeyen ve bilmeyecek olanların direnci ve reddedişine tahammül etmektir.

Bu daha yüce bir çağrı, görüyorsunuz. Bireyi iyileştiren ve ona daha yüce bir yaşam vaadi veren budur. Fakirlerin en fakirine, en aşağıda yaşayana kadar tüm insanlara onur ve şeref getiren budur.

Bu dünyanın azalan kaynakları karşısında daha büyük bir beraberlik ve işbirliği ahlakı tesis etmektir. Böyle bir dünyayı siz, belki bir bolluk durumunda yaşamış olan siz hayal edebiliyor musunuz? Bunun insan ailesine ne yapabileceğini hayal edebiliyor musunuz? Bu, insan medeniyetini mahvedebilir.

İnsanlığın dünyada gizlice hareket etmekte olan saldırgan güçlerle karşılaşması insan medeniyetini yıkıp yok edebilir.

İnsanlar bunu bilmiyor. Bunu düşünmüyor. Belki bu onlar için çok fazla, tüm düşüncelerini küçük şeylere vermiş bu insanlar ayrıcalıklarını kaybetmekten korkuyor. Herkes için sonucu belirleyecek şey olan daha büyük resmi görmüyor.

Ama görebilen ve duyabilenler için, Vahiy onlara seslenecek ve onlar da ilk yanıt verenler olacak. Ve onlar aracılığıyla Vahiy daha meşgul olan ve ufuktan yaklaşmakta olan büyük olayları daha az görebilen kişilere seslenecek. Bütün bunları tek bir insan yapamaz. Elçiyle birlikte hareket eden birçok insanın kendini adamasıyla gerçekleşebilir.

Ve bunun sonrasında çıkarcı ve saldırgan insanlar, evrende çok önemli olduklarına inanan, kendi versiyonları olduğunu iddia eden, elçiyle birlikte hareket etmeyen, Yeni Vahyi başka öğretilerle veya kendi fikirleriyle birleştirmeye çalışan insanlar sorunuyla karşılaşacaksınız.

Dünyaya ne zaman saf bir şey getirilse oluşan yozlaşma işte budur. Ve Bildiriden önce Vahyin verilme nedeni budur. Bu yüzden yazılıdır. Bu yüzden insan tarihinde ilk defa Vahyin Sesini duyuyorsunuz. İsa’ya, Buda’ya, Muhammed’e konuşmuş olan bir Sesi duyabiliyorsunuz.

Duyabiliyor musunuz? Siz, azıcık değeri olan birçok başka şey dinleyen siz, bu kelimeleri duyabiliyor musunuz? Kuşku dolu ve şüpheci olsanız bile, elçiyi ve Vahyi duyabiliyor musunuz? O, gün gibi apaçık, kandırmaca yok, karmaşa yok, Vahyin nehrini bulandıracak, atmosferini kirletecek insan yorumu yok.

Elçinin görevi Tanrı’nın Vahyini geri kalan yıllarında burada yeterli bir şekilde tesis edebilmek ki insanlık değişen bir dünyaya hazırlanmaya ve Büyük Camia’nın kendisiyle ilişkisine hazırlanmaya başlayabilsin.

Bu sizin teolojinizi değiştirecek. Bu sizin Tanrı’ya ve Tanrı’nın dünyadaki işleyişine dair anlayışınızı değiştirecek. Kurtarılmanın ne anlama geldiğine dair temel dini inançlarınızı değiştirecek, çünkü Tanrı’yı Büyük Camia’da düşündüğünüzde her şey değişir.

Milyarlarca, milyarlarca, milyarlarca ve daha fazla ırk için Cennet nedir? Tanrı’nın içinize İlim’i koyduğunu ve ondan, onun lütfu ve kurtarışından asla kaçamayacağınızı bilirken Cehennem nedir?

Evrende Tanrı’nın Mevcudiyeti ve Gücü gerçekliğiyle az veya çok bağlantılı milyarlarca, milyarlarca din olduğu anlayışı ışığında insanın dini ilişkisi nedir?

Tanrı’nın tekrar ne zaman konuşacağını kim söyleyebilir? Kim, kibir ve cehalet olmadan, Tanrı’nın tekrar konuşamayacağını söyleyebilir? Bunu Tanrı’nın elçileri bile söyleyemez. Melek Ev Sahibi bile söyleyemez. Bu durumda Tanrı’nın bir sonraki adımda ne yapacağına karar verme otoritesine sahip olduğunu hangi insan iddia edebilir? Bu kibir ve aptallığın ta kendisidir.

Elçinin görevi bütün bunlarla yüz yüze gelmek. Entelektüel kibirle yüzleşmek zorunda kalacak. Doğrudan, gözü kapalı bir reddedişle yüzleşmek zorunda kalacak. Her tür suçlamayla yüzleşmek zorunda kalacak.

Bunlar Tanrı’nın 1400 yıldır alınmakta olan sevgisinin en yüce ifadesini getiren kişiye karşı. Bunlar zorlukla karşılaşmış ve kusurlu olsa da hayatı Vahyin kanıtı olan kişiye karşı.

İnsan tarihinde ilk defa tüm dünya Vahyi uzak masallar ve fantastik hikâyeler aracılığıyla duymak yerine onun seyrine kendileri tanıklık edebilecek.

İnsan ailesi ilk defa Vahyin Sesini duyabilecek, Vahyin kelimelerini okuyabilecek, elçiyi tanımayan insanlar tarafından yüzlerce yıl sonra resmedildiği şekilde değil, okur yazar olmayan toplumlar için sözlü gelenekle sürdürüldüğü şekilde değil, tam bu anda.

Çünkü insanlığın bununla uzlaşmak için yüzlerce yıl zamanı yok. Seyir halindeki değişim fazla hızlı. Daha büyük güçlerin yakınsaması çok güçlü ve ezici.

Dünyanın her tarafında insanlar dünyanın yönüne ilişkin endişe ve beklenti içindeler. Bu korkulara ne yakıştırıyor veya onları nasıl tanımlamaya çalışıyor olurlarsa olsunlar, bunun nedeni Büyük Değişim Dalgalarının dünyaya geliyor olduğunu hissetmeleri. İnsanlığın giderek daha zayıf, güçsüz, farkındalığının ötesindeki güçlerle karşı karşıya bir hale geldiğini hissediyorlar.

İşte bu yüzden Tanrı dünyaya Vahyi gönderdi. İşte bu yüzden elçi burada.

Onu onurlandırın. Ona saygı gösterin. O bir tanrı değil ama elçilerin hiçbiri tanrı değildi. O kusursuz değil ama elçilerin hiçbiri kusursuz değildi. Vahiyle mücadele etti çünkü elçilerin hepsi kendi Vahiyleriyle mücadele etmişti.

Saldırıya uğrayacak ve lanetlenecek çünkü elçilerin hepsi aynı düşüncesizlik, kibir ve cehaletle saldırıya uğradı ve lanetlendi, elçinin şimdi karşılaşmak durumunda olduğu, hatta şu anda karşılaştığı şekilde.

Onun görevi köprüler inşa etmek, hükümetleri değiştirmek veya dünyadaki her sorun, hata ve adaletsizliği düzeltmek değil.

Onun görevi bireye gizli yenilemeyi vermek ve insanlığı şu anda başınızda olan ve ufuktan yaklaşmakta olan insan tarihinin en büyük olaylarına hazırlamak.

İnsanlık bozulmakta olan bir dünyada hayatta kalamazsa hiçbir şeye sahip olmayacak. Yüce eserlerinizin, hazinelerinizin ve sanatınızın hepsi yok olacak.

İnsanlık özgürlüğün çok az olduğu Büyük Camia’da hiçbir şeye sahip olmayacak, eğer bilgelik tesis edemez, sınırlarını koruyamaz ve insanları en azından ortak refah, korunma ve ilerlemeye yönlendirmeye yetecek kadar birleştiremezse.

Vahyin Işığında insanın aptallığı, cehaleti ve kibri tamamen ortaya çıkıyor. Sanki yüce bir ışık dünyanın üzerinde [ışıldıyor] ve karanlık, gizemli olan her şey, aldatıcı ve kötücül olan her şey Vahyin ışığında açığa çıkıyor; insanların konumlarının zayıflığı, hayatlarının acınası niteliği, iyileşmeye, onura ve kurtarılmaya duydukları büyük ihtiyaç, insanın yozlaşmışlığı, kandırmacası, dindar olduklarını iddia eden ama dindar olmayan, dini güç ve hakimiyet için kullananlar.

Bütün bunlar Vahyin ışığında ortaya çıkacak ve işte bu yüzden Vahyi inkâr edenler ona itiraz edecek çünkü o konumlarını tehdit edecek, zayıflıklarını, hatalarını ve tehlikeli eğilimlerini ifşa edecek.

Vahiy yüce Sevginin bir ürünüdür çünkü Tanrı insanlığa kızgın değil. Çünkü Tanrı, insanlara kendi farkındalıkları içinde kılavuzluk edecek olan İlim’in güç ve mevcudiyeti olmadığında onların aptal, bencil ve yıkıcı bir şekilde davranacaklarını bilir.

Tanrı bunun bilir. İnsanlık bilmez. Bunu anlamak sadece bir inanç meselesi değildir. Daha derin bir farkına varış, kişinin kendi içinde daha derin bir titreşim, kendi kendinize tamam olamayacağınıza ve dünyada daha büyük bir Vahye büyük bir ihtiyaç olduğuna dair daha derin bir dürüstlük meselesidir.

İnsanlar bu kadar dürüst olabilirler mi? İnsanlar lanetlemeden kendileri hakkında bu kadar uyanık olabilirler mi? İnsanlar gerçekten nerede olduklarını, zengin veya fakir, varsıl veya yoksul olup olmadıklarını, hayatlarının ne derece boş bir hale geldiğini anlayabilirler mi? Bununla yüzleşip bu boşluğun Tanrı’ya bir çağrı olduğunu ve Tanrı’nın yanıt verdiğini fark edebilirler mi?

Elçinin burada, yeryüzündeki görevi, geri kalan zamanında Vahyi mümkün olan en çok insana ve onun yüce işini onun lütfuyla devam ettirecek olanlara, Yeni Mesajı geleceğe taşıyacak, daha fazla insana, yoksullara, zenginlere, varlıklı uluslara, fakir uluslara, doğada yaşayan yerlilere, büyük şehirlerin insanlarına ulaştıracak olanlara getirmektir.

Vahiy burada. Tek başına çalışılabilir. Başkalarıyla birlikte etkin bir şekilde çalışılabilir. Duyulabilir. Okunabilir. Açıkça tercüme edilebilir. Paylaşılması gerekir. Bu onu alan her insanın görevidir ve bu sizin de doğal arzunuz olacak.

Ama tüm Yüce Vahiylerin kendi zamanlarında olduğu gibi başlangıçta ona direnç gösterilecek ve zor olacak çünkü dünya Tanrı’dan bir Vahye ihtiyacı olduğunu bilmiyor. Dünya buna hazırlıklı değil ve birçok insan ona farklı ve çeşitli sebeplerle karşı.

Zamanla, eğer bunu açıkça görebilirseniz elçinin hayatınızın gerçekliğini, sizin bu dünyaya önemli bir iş yapmak için gönderildiğinizi çok geniş bir anlamda gösterdiğini göreceksiniz. Belki bu büyük ve küresel bir ölçekte olmayacak. Bunun önemi yok.

Herkes dünyaya daha büyük bir amaç için gönderildi. Ve insanların bunun farkında olmaması veya siyasi, dini baskılar yüzünden onu bulamaması [veya] insanların ona karşı kör olması, onu duyamaması, onu hissedememesi, birbirlerinde destekleyememesi gerçeği insan ailesinin trajedisidir. Bu yozlaşmanın, uyuşmazlığın, çatışmanın, kinin ve insan ailesinin başına bela olan ve onun evrende daha yüce bir toplum olmasını engelleyen her şeyin nedenidir.

İnsanlığın başına bela olan bütün bunlar onun Büyük Camia içindeki özgürlüğünün önünde engeldir. Şimdi artık bütün bunların yeteri kadar insan tarafından, herkes tarafından olmasa da yeteri kadar insan tarafından fark edilmesi gerekiyor ki dünyada daha büyük bir hareket olabilsin, şu anda her bireyin içinde gerçekten yaşamakta olan daha büyük bir bilinç açığa çıkabilsin.

Vahyi öğrenmek İlim’le, yani Tanrı’yı asla terk etmemiş olan, O’nunla halen iletişim içinde olan, bilge ve bu dünya tarafından bozulmamış olan, dünyadan korkmayan, bir bilgelik ve hayatınızda bu zamana kadar sahip olduğunuz tüm cesaret ve dürüstlüğün kaynağı olan bir güçle olan ilişkinize geri dönmektir.

Bu, elçinin armağanıdır. Bu geçmiş elçilerin armağanıydı. Ama hikâyeleri değişti. Ve kelimeleri sıklıkla yanlış okundu.

Çünkü Tanrı’nın tüm vahiyleri bireyde İlim’in gücü ve mevcudiyetini yerine getirmek[tir] çünkü bu onların gerçek bilincidir, onları Tanrı’ya saf ve etkili bir şekilde götürecek olandır.

Dünya kutsandı çünkü Tanrı yeniden konuştu. Dünya kutsandı çünkü elçi dünyada.

Bu lütfu alın. Başkalarıyla paylaşın. Vahiy çok yüce. Onu hemen anlayamazsınız. Onu bir cümlede okuyamazsınız. Ona bilgeliğini ve hayatınızdaki, gördüğünüz dünyadaki anlamını arayarak gelmelisiniz.

Bu bir sınav, görüyorsunuz. Bu bir Vahiy zamanında yaşıyor olmanın zorluğu ve büyük fırsatı. Bu sınav, alacak olanın sınavı. Tanrı başarısız olanları cezalandırmayacak ama onlar Vahyi ve onun hayatlarına ve işlerine getireceği büyük gücü, açıklığı ve lütfu alacak konumda olmayacaklar.

Tanrı kötüyü cezalandırmaz çünkü İlim olmazsa kötülüğün artacağını bilir.

Bu yüzden Vahiy insanları içlerinde yaşayan, kendi başlarına ve dünyanın başına gelebilecek iyi olan her şeyin temeli olan daha büyük akla çağırıyor.

Bu İlahi Güç ve Mevcudiyete, Tanrı’nın, evrenlerin Tanrı’sının dünyada nasıl çalıştığına dair anlayışınıza büyük açıklık getirecek.

Bu sizin büyük fırsatınız, insan tarihinin en büyük ânı, insan ailesinin gelecekte özgür ve uyumlu bir medeniyet mi olacağını, yoksa çürüyüp yabancı bir inancın altına mı düşeceğini belirleyecek büyük dönüm noktasıdır.

Bu büyük dönüm noktası, büyük zorluk, büyük fırsat, büyük çağrı ve büyük kurtuluştur.

Anlayışınız bu olsun.